14 Nisan 2015 Salı

Hayatımı Kurtaran Ses


Hırsızlık masası amiri olduğum yıllarda bakkalların ve büfelerin faresi diye bilinen bir çocuk yakalamıştık.Kimsesiz olan bu tombul yanaklı çocuğa "patates" diyordum.Bir boya sandığı yaptırarak her gün ayakkabımı boyatıyordum,beni gören memurlar da patatese boyatıyordu.Kendime yemek ısmarladığımda patates de hakkını alıyordu.Geceleri ya nezarette ya da nöbetçi memurun odasındaki kanepede yatan patates hayatından memnundu.Artık bakkal,büfe hırsızlıkları kesildiği için biz de memnunduk ki bir gün aniden gitti patates.

YAKINDA YAYINLANACAK OLAN  VALLAHİ OLDU  KİTABIMDAN;
Hırsızlık olaylarındaki azalma benim olduğu kadar personelimin de gururunu okşuyor, gösterilen her başarıyı toplu yemeklerle kutluyorduk. En lüks yerlere de piknik yapmaya da aramızda topladığımız paralarla bazen de aldığımız (taltif) ödül paralarıyla gidiyorduk. Personelin kaynaşması başarılarını da artırıyordu. Tek kafama takılan o sıralarda kaybolan “patates”in nereye gittiğiydi. Benim olmadığım bir anda gitmiş ve bir daha da dönmemişti. Bakkal, market hırsızlığı da olmuyordu. Hırsızlık yapmadığı belliydi ama “acaba birisi bir şey mi söyledi de gitti” diye düşünmeden edemiyordum.
    İşte gösterilen başarıyı bazen de kendi başıma Atakulenin tepesine çıkarak Ankara’yı, Anıtkabir’i izleyip halka ve Atatürk’e “rahat uyuyun, ben varım” diyerek kutluyordum. Arada bir birkaç kadeh içecek zamanı bulduğumda ise 2. Şiir kitabımı hazırlıyordum. Bitmek üzereydi ve aldığım ödül parasının bir kısmıyla matbaaya bastırmak üzereydim. O gecelerden birinde biraz dalgın biraz yorgun Atakule’nin merdivenlerinden inerken bir çocuk sesiyle döndüm “ deli abiiii” diye bağıran çocuğa doğru dönünce arkamdan elindeki bıçakla saldıran birinin yere yuvarlandığını gördüm. Sese doğru dönmem bıçağın birkaç santim saparak böbreklerim yerine boşluğa gelmesiyle şahıs yere yuvarlanmıştı. Kafamı sesin geldiği tarafa döndüğümde elinde bir tutam çiçekle Patatesi gördüm. Beni yalnız gören alkollü ve sabıkalı bir hırsızın darbesinden kurtaran patatese bu saatte ne işi olduğunu sorduğumda “senin dediğini yapıyorum deli abi, çalışıyorum, çiçek satıyorum” dedi.
   Yaptıklarım, bir hırsızın canımı almaya çalışma kötülüğü bir başkasının ise hayatımı kurtarma iyiliği olarak karşıma çıkmıştı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder